Yahudilikte örtünün farz oluşu ve Yahudi
kadınlarının örtünmesi, gerçeği arayan ve dini/tarihi metinleri araştıran
herkesin kolayca görebileceği kadar açık ve ortadadır. Hatta herkes az bir
araştırma ile Yahudi toplumunun örtünme hakkındaki titizliğini ve bu hükmün dini
köklerini kolayca algılayabilir.
Eğer zamanımızda bazı Yahudi kadınlarının örtüye tam olarak riayet ettikleri ve
başörtüsü kullandıkları görülüyorsa bu Yahudi toplumundaki örtü hükmünün önemini
göstermektedir. Will Durant Yahudi toplumunun örtü hakkındaki titizliği hakkında
şöyle söylemektedir:
“Yahudi toplumunun katı ve kaba tutumu sahip oldukları aşırı yaşam gücünden
kaynaklanıyordu. Yahudilerin uzlete çekilmesinin sebebi ise sakınganlıklarıydı.
Onlar sertliğe ve kargaşalığa meyilli bir toplumdu. Bu hassasiyetleri de hiç
şüphesiz yakın doğuda büyük bir hazineyi yadigar bırakmalarına sebep olmuştur.
”[1]
Üstat el-Gaffar ise “İslam’dan önce örtü” başlığı altında şöyle demektedir.
Eskiden beri antik doğu topluluklarında örtü yaygın bir adet idi ve bugüne kadar
da devam etmiştir. Semavi dinlerde örtünün farzlığı tartışılmaz bir gerçektir.
Eski Ahid’de (Tevrat’ta) hicab hakkında bir çok ayetler vardır. Hz. Mesih de
Yeni Ahid’i (İncil’i) getirdiğinde bunu onaylamıştır. Tevrat ve İncil’de yer
alan bir çok ayet o dönemdeki kadınların örtündüğünü göstermektedir. Yabancı
erkeklerin kendilerini görmemesi için örtü kullandıklarını bildirmektedir. ”[2]
Mukaddes Tevrat Kitabı’nda Örtü
Şüphesiz Yahudi kadınlarının tarihin çeşitli dönemlerinde riayet ettikleri örtü
olayının köklerini, onların dini metinlerinde aramak gerekir. Çünkü tarih
boyunca devam eden ve tahriften uzak kalan dini hükümler bizlere mukaddes dini
kitaplarda örtünün önemle emredildiğini göstermektedir.
Yahudilerin mukaddes kitabı Tevrat bir çok yerde açık veya örtülü bir şekilde
kadının örtünmesi ve benzeri konuları önemle tekit etmiş, bazı ayetlerde çarşaf
ve yüzü örten peçe gibi tabirleri kullanmıştır. Bu tabirlerin kullanılması da o
dönemdeki Yahudi kadınlarının örtünmesinin niteliğini göstermektedir.
Şimdi bunlardan bazısına kısaca bir işaret edelim:
Yabancı Erkek Karşısında Tam Örtünmek
Tevrat’ta Tekvin Seferinde şöyle okumaktayız:
“”Ve Rebeka gözlerini kaldırıp İshak’ı görünce deveden indi ve köleye şöyle
dedi: “Bizi karşılamak için tarlada yürüyen bu adam kimdir?” Ve köle,
“Efendimdir” dedi. Ve Rebeka peçesini alıp örtündü. ”[3]
Kadın ve Erkeğin Birbirine Benzememesi Gerektiği
Bu konuda da Tevrat’ta şöyle yer almıştır:
“Kadının üzerinde erkek esvabı olmayacak ve erkek kadın esvabı giymeyecek; çünkü
bu şeyleri yapan herkes Allah’ın, Rabb’in mekruhudur.”[4]
Kadın ve Kızların Süslenip İşve Yapması Karşısında Azabın İnişi
Bu konuda Tevrat’ta şöyle okumaktayız:
“Ve Rab dedi: Madem ki Sion kızları kibirlidir ve boyunlarını ileri uzatarak göz
edip yürüyorlar, gezerken kırıtarak gidiyorlar ve ayaklarının halkalarını
çıngırdatıyorlar, bundan ötürü Rab Sion kızlarının tepesini kel ile vuracak ve
Rab onların gizli yerlerini açacak. Ayak halkalarının güzelliğini, fileleri,
mehçeleri, küpeleri ve bilezikleri ve peçeleri, alın çatkılarını ve ayak
zincirlerini ve bell kemerlerini ve hoş koku şişelerini ve muskaları ve
yüzükleri ve burun halkalarını ve bayram esvaplarını ve örtüleri ve şalları ve
keseleri, el aynalarını ve gömlekleri ve baş sargılarını ve atkıları Rab o gün
kaldırıp atacak ve vaki olacak ki hoş koku yerine pis koku ve bel kemeri yerine
ip, ve saç lülesi yerine saçsız baş, ve süslü esvap yerine çuldan gömlek,
güzellik yerine dağlanmak olacak. Erkeklerin kılıçla ve yiğitlerin cenkte
düşecekler ve Sionun kapıları ah çekip yas tutacaklar ve kimsesiz kalıp toprakta
oturacak. ”[5]
Aldatıcı ve Yabancı Kadınlardan Sakınma
“Süleyman Nebi meselleri” kitabında şöyle yer almıştır: “Oğlum, babanın emrini
koru ve ananın öğrettiğini bırakma; onları daima kendi yüreğin üzerine bağla,
onları boynuna tak. Yürüdüğün zaman sana yol gösterecek, yattığın zaman üzerine
bekçilik edecek ve uyandığın zaman seninle söyleşecek. Çünkü seni kadından,
ecnebi kadının yaltaklanan dilinden korumak için emir bir çırağdır ve şeriat
nurdur; ve terbiye azarlamaları hayat yoludur. Onun güzelliğine yüreğinden arzu
çekme ve seni kirpikleri ile yakalamasın. Çünkü fahişenin yüzünden insan bir
parça ekmeğe muhtaç olur ve zina eden kadın değerli canı avlar. ”[6]
Başka bir yerde ise şöyle yer almıştır:
“Oğlum, sözlerimi tut ve emirlerimi yanında sakla. Emirlerimi tut ve yaşa; ve
öğrettiğimi gözünün bebeği gibi koru. Onları parmaklarına bağla; onları
yüreğinin levhası üzerine yaz. Kendini yabancı kadından, sözler ile yaltaklanan
ecnebi kadından kurtarmak için, hikmete: sen kardeşimsin, de; ve anlayışı akraba
diye çağır. Çünkü evimin penceresinde, kafesimden baktım; anlayışı eksiksiz bir
genci bön adamlar arasında gördüm, gençler arasında fark ettim. Alaca
karanlıkta, günün akşamında, gece ortası onda, karanlıkta, o kadının köşesine
yakın sokaktan geçiyordu ve onun evinin yolunda yürüyordu. ”[7]
Dokunmaktan Nehyetmek (Yasaklamak)
Tevrat’ta Rut Kitabında Moab diyarından Naomi ile dönen Moab kızı hakkında şöyle
demektedir:
“Ve Boaz Rut’a dedi: İşitiyor musun kızım? Başak devşirmek için başka tarlaya
gitme ve buradan da ayrılma, ve burada bizim kızlarla beraber kal. Gözlerin
orakçıların biçtikleri tarlada olsun ve onların ardınca yürü; sana ilişmesinler
diye uşaklara emrettim ya; susadığın zaman da kaplara git ve uşakların
çektikleri sudan iç. ”[8]
Yahudi Kadınlarının Örtünme Sınırı ve Niteliği
Tevrat açık bir şekilde çarşaf ve kadınların yüzünü örttükleri peçeden söz
etmektedir. Bu da o dönemdeki Yahudi kadınlarının örtünme niteliğini
göstermektedir. Nitekim Tevrat kitabında şöyle yer almıştır:
“Ve dedi: üzerimde olan örtüyü getir ve onu tut; ve kadın onu tuttu; ve altı
ölçek arpa ölçüp kadına yükletti; ve şehre gitti. ”[9]
Yahudi gelinleri hakkında ise şöyle okumaktayız:
“Ve üzerinden dulluk esvabını çıkardı, peçesiyle örtündü ve Timnat yolu üzerinde
olan Enaim kapısında sarınıp oturdu; çünkü Şela’nın büyüyüp kendisinin ona eş
olarak verilmediğini gördü. ”[10]
Nebi İşaya Kitabında ise şöyle yer almıştır:
“Ey sen ere varmamış Babil kızı, aşağı inde toprakta otur; ey Kildaniler kızı,
taht yok, yere otur; çünkü sana nazik ve nazlı demeyecekler. İki değirmen taşı
al da un öğüt; peçeni aç, eteği kaldır, baldırı aç, ırmaklardan geç. Çıplaklığın
açılacak, evet ayıbın görülecek, ben öç alacağım ve kimseyi esirgemeyeceğim.
”[11]
Süleyman’ın “Neşideler Neşidesi” kitabında ise şöyle okumaktayız:
“Ah ne güzelsin sevgilim,
Ah sen ne güzelsin,
Peçen arkasındaki gözlerin güvercinler,
Gilead dağının yamaçlarında yatan
Keçi sürüsü gibidir saçın. ”[12]
Saçların Örtünmesinin Farz Oluşu
Tevrat’ta Sayılar Seferi’nde şöyle yer almıştır:
“Ve kahin kadını Rabb’in önünde durduracak; ve kadının başını açacak; ve onun
avuçlarına, anılma ekmek takdimesidir; ve lanet getiren acılık suyu kahinin
elinde olacak. ”[13]
Bu ayet Talmud kitabının tefsiri esasınca saçların örtünmesinin farz olduğuna
delalet etmektedir. Bu konu ileride ayrıntılı olarak açıklanacaktır.
Talmut Kitabında Örtü
Talmut Yahudilerin hayatını düzenleyen çok önemli bir fıkıh kitabıdır. Will
Durant bu kitabın bu dindeki önemli yeri hakkında şöyle demektedir:
“1400 yıl boyunca Talmut kitabı Yahudilerin eğitim ve öğretiminde esas alınan
bir kitaptı. Her İbranice bilen öğrenci 7 yıl boyunca her gün yedi saat bu
kitabı inceleme deryasına gömülüyor ve yüksek sesle okuyordu. Böylece kulak ve
gözleriyle ezberliyordu. ”[14]
Yahudi toplumunun bu önemli fıkhi kitabında kadının yaratılış şekli ve kadının
Adem’in kaburga kemiğinden yaratıldığının sebebi hakkında şu açıklama yer
almıştır:
“Ben, kadını hafif meşrepli olmasın ve kibirden başını yüksekte tutmasın diye
Adem’in başından yaratmadım. Çok araştırmasın diye de gözlerinden yaratmadım.
Gizlice kulak vermesin ve laf taşımasın diye de kulağından yaratmadım. Geveze ve
konuşkan olmasın diye de ağzından yaratmadım. Haset etmesin diye de kalbinden
yaratmadım. Eli boş şeylere uzanmasın diye de elinden yaratmadım. Boş yere
gezmesin diye de ayaklarından yaratmadım. Ben kadını Adem’in bedeninden sürekli
örtülü ve gizli olan bir parçasından yarattım ki her zaman örtülü ve iffetli
kalsın.”[15]
Yukarıdaki sözlerden anlaşıldığı üzere kadının yaratılışında örtü ve hicap temel
alınmış ve hayatı boyunca bu ilkeye riayet etmesi öngörülmüştür.
Will Durant Talmut’ta yer alan örtü ile ilgili katı hükümleri “Talmut” başlığı
altında incelemiştir bunları beş bölüm halinde sunmak istiyoruz:
1- Yabancı erkekler karşısında saçları örtmenin gereği
Eğer kadınlardan biri Yahudi kanunlarını çiğnemek istiyorsa, örneğin başında
hiçbir şey olmaksızın insanların arasına çıkıyor veya sokak başlarında
insanların gelip geçtiği yerlerde oturup örgü örüyordu veya her sınıftan
insanlarla dertleşiyordu veya o kadar yüksek sesle konuşuyordu ki evinde konuşsa
dahi komşusu duyuyordu. Bu taktirde de erkek hiçbir mehir vermeksizin onu
boşayabilme hakkına sahipti. ”[16]
2- Kadının Susması ve her türlü makyajdan kaçınması gerektiği hususunda
Will Durant bu konuda da şöyle diyor:
“Kadınların fazla konuşmasına üzülüyor ve şöyle diyorlardı: “Gökten dokuz ölçek
söz indi de kadınlar dokuzunu erkekler ise sadece birini aldı. ” Kadınların
gizli ilimleri öğrenmesini, allık ve sürme kullanmasını kınıyorlardı. Erkeğin
karısının giyimi için cömert davranması gerektiğine inanıyorlardı. Bundan
maksatları kadının yabancılara değil sadece eşine süslenmesiydi. ”[17]
3- Yabancı erkeklere bakmaktan sakınmak
Will Durant bu konuda da şöyle diyor: “Yahve (Yehova) evli olan bir kadına şöyle
diyordu: “Gözlerin sadece eşinde olsun ve o sana hükmedecektir. ”[18]
4- Tahrik edici her şeyden sakınmanın gereği
Will Durant bu konuda ise şöyle yazmaktadır:
“Yahudilerin tüm hayatının temeli diyanet ve karşılıklı ilişkilere dayandığı
için bu kavmin ilahi alimleri de tüm kemal ve fesahatini evlilik kurumuna tahsis
etmişlerdir. İnsanın cinsel ilişkilerdeki ihtirasını kınamamışlardır. Lakin
gücünden korktukları için kontrol altına alma hususunda çok çaba sarf
etmişlerdir. Bu yüzden bazıları meniyi azaltmak için ekmeğin bir miktar tuzla
birlikte yenilmesini emretmişlerdir. Bazıları ise cinsel vesveselerden
kurtulması için Tevrat’ı okumakla birlikte sürekli çalışılmasını söylemişlerdir.
Eğer bu yolla bir sonuç alamıyorsa erkek tanınmayan bir yere gitmeli, siyah
elbiselere bürünmeli ve kalbi arzularını yenmelidir. Ama açık bir şekilde
ümmetinin adını kirletmemelidir. İnsan nefsi ihtirasa boğan her şeyden
sakınmalıdır. Fazla konuşmamalı ve yol giderken asla bir kadının, hatta kendi
karısının ardından yürümemelidir. Erkeğin yırtıcı aslanın ardı sıra gitmesi, bir
kadının ardı sıra gitmesinden daha iyidir. Burada Yahudi alimlerinin tatlı mizah
severliği kendilerinden nakledilen hikayelerde de göze çarpmaktadır. Yahudi
alimlerinden biri olan Roughen, kadın çantaları satarken kadınlardan birinin
vesvesesine kapıldı. Kadına oradan çıkmak istediğini ve biran önce döneceğini
söyledi, ama geri döneceğine evin damına gidip kendini aşağıya attı. Yere
çakılmadan iyilik kahramanı Eliyyahu tarafından havada tutuldu ve Eliyyahu,
kendisini kurtarmak amacıyla 150 fersahlık yol yürümek zorunda bıraktığı için
onu kınadı. [19]
5- Namahreme bakmaktan sakınmak
Will Durant bu konuda şöyle diyor:
“Yahudi alimlerinden bazısı Hz. İsa’nın şu sözünü tasdik ediyorlardı: “İnsan göz
yoluyla da zina eder. ” Bazıları bundan da öteye giderek kadının küçük bir
parmağına bile bakanın kalben günah işlediğini söylemişlerdir. ” [20]
Talmut kitabının özetinde örtü ve bunun ile ilgili katı kurallar hakkında şöyle
yazmaktadır : “Kadın çirkin davranıyorsa erkek mehir ödemeksizin onu boşama
hakkına sahiptir. Aşağıda davranışlarına işaret edilen kadınlarla evlenmek doğru
değildir ve bu kadınların mehir hakkı yoktur:
Yahudi dininin kanunlarına riayet etmeyen, örneğin başı açık olarak yabancı
erkekler arasına giden, sokak ve pazar yerlerinde örgü ören, erkekler ile
kırıtarak konuşan, kocasının yanında valideynine söven, kendi evinde komşusunun
duyacağı şekilde evlilik ile ilgili şeyler konuşan ve söylediği her şeyi
komşular tarafından duyulan kadınlar. . . ”[21]
Yahudilik açısından örtünün sınırları hakkında İngilizce metninden tercüme
edilen Talmut’un şu bölümüne dikkat edin:
“Soru: Kadının başı açık bir şekilde evden çıkması hususunda bir engel yok
mudur? Oysa Tevrat şöyle demektedir: “Ve kahin kadını Rabb’in önünde durduracak,
ve kadının başını açacak ve onun avuçlarına, anılma ekmek takdimesidir; ve lanet
getiren acılık suyu kahinin elinde olacak. ”[22] Hakeza Rabbani medreselerde
İsrail oğullarının kızlarının başlarında örtü olmaksızın dışarı çıkmamaları
söyleniyordu.
Cevap: Tevrat açısından kadınların başlarına koydukları çiçekten taç bile
yeterlidir. Ama Yahudilerin pratik sireti esasınca kadınların başlarına
koydukları ve saçlarını tümüyle örttükleri bu çiçekten taç ile evden çıkmaları
bile yasaktır. Rabbi Asi, Rabbi Yuhanan’dan rivayet ettiğine göre kadın başında
saçlarını örten taç olduğu halde evinden çıkacak olursa örtü yasasına aykırı
davranmış olmaz. Bu rivayet esasınca Rabbi Zera bu hükmün nereye ait olduğunu
söz konusu etti. Eğer söylendiği gibi Yahudilik bunu dışarıya özgü kılmışsa evin
içinde hüküm nedir? Eğer evin içinde de aynı hüküm geçerliyse siz İbrahim’in
kızlarından birini eşinin yanında dahi tutamazsınız![23] Ebaya ve ihtimalen
Kehana buna şöyle cevap vermişlerdir: “Kadın genel değil, çok özel bir yoldan
dahi başkasının evine girdiği takdirde örtüye riayet etmek zorundadır. [24]
Yahudi Kadınlarının Pratik Tutumu
Her ne kadar zamanla bir dinin adap ve farklı alandaki etkileri şartlar ve
çeşitli nedenlerden dolayı değişiklik geçirse ya da uygulama açısından
farklılıklar ortaya çıksa da o dine mensup olanların tutumu bir amelin o dindeki
yasallığının en açık delilidir.
Dolayısıyla Yahudi kadınları arasında örtünün yaygın olduğu gerçeğini hiç kimse
inkar edemez. Hatta Yahudi kavmindeki kadınlar arasında örtünme konusu
tarihçiler ve bilginler arasında da o kadar yaygındır ki Yahudiler ile ilişkide
bulunan kavimler arasındaki örtüyü de Yahudi kavminin bir yansıması ve
etkilenmesi olarak kabul etmişlerdir.
Tarihçiler sadece Yahudi kadınları arasında yaygın bir adet olan örtünmeyi
değil, bu konudaki sayısız katı tutumlarını da açıklamışlardır. Konuyu inceleyen
yazarlardan biri şöyle yazmaktadır: “Gerçi Araplar arasında örtünme yaygın bir
adet değildi, bunu İslam getirdi, ama Arap olmayan milletler arasında örtünme
çok yaygındı. İran’da, Yahudiler arasında ve hatta Yahudilerden etkilenen
milletler arasında örtünme konusu yaygındı. Hatta bu kavimlerdeki kadınlar
yüzlerini ve ellerini bile örtüyorlardı. Hatta bazı milletlerde kadının
örtünmesinden çok, kadının gizletilmesi konusu tartışılıyordu. Bu düşünce çok
katı bir kural haline getirilmişti. [25]
Çıplaklığı, kadınların süslenmesini ve makyajını büyük bir çekicilik ile
nakleden ve bunun doğal bir olay olduğunu göstermeye çalışan Will Durant bu
konuda şöyle diyor: “Orta çağ boyunca Yahudiler eşlerini güzel elbiseler ile
süslüyorlardı. Ama başı açık bir şekilde erkekler arasına gitmesine izin
vermiyorlardı. Başını açan kadınların boşanması gerektiğini söylüyorlardı.
Yahudi birisinin karşısında saçları açık oturan bir kadının yanında asla
Allah’ın dergahına dua etmemesi gerektiğini ifade ediyorlardı. ”[26]
Will Durant Yahudi erkeklerinin ahlaki ve kültürel durumu hakkında da şöyle
söylemektedir: “Birden fazla evlenme olduğu halde Yahudiler bu konuda hata
etmemeye çalışıyorlardı. Kadınları örtülü bakireler, çalışkan eşler, doğurgan
anneler ve emin kadınlardı. Çok çabuk evlendikleri için de kötülüğe çok az
bulaşıyorlardı. ”[27]
Yahudi Kadınlarının Tutumunda Örtünün Niteliği
Talmut kitabında da gördüğünüz gibi sadece kadının başının örtülmesi emredilmiş,
ama nasıl örtülmesi gerektiği hususunda bilgi verilmemiştir. Bu yüzden sadece
başın örtülmesi veya bir taç ile kapatılması yeterli görülmüştür. Ama
Yahudilerin pratik sireti bunu beğenmemiş, kadınların hatta evinden dışarı
çıkmadan özel bir geçitle başka eve gidebildiği durumda dahi başını çarşaf veya
benzeri bir örtüyle örtmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Will Durant Yahudi kadınlarının pratik tutumunu başka bir boyutunu ise şöyle
belirtmektedir: “Eski Yahudi tapınağında kadınlar için üst katta veya erkeklerin
arkasında bir yer ayrılmıştı. Kadınların güzelliği hakkında söylenen şiirleri
Talmut her ne kadar caiz bilse de Yahudi toplumu kötü görüyorlardı. Kadınla
erkek arasında görüşme sadece yazışmalarla oluyordu. Kadınlar açıkça
konuşamıyor, hatta kadın eşiyle bile halkın gözleri önünde sohbet edemiyordu.
Dans sadece kadın kadına veya erkek erkeğe olduğu taktirde caizdi. Kızları okula
göndermiyorlar, az bir ilim öğrenmeyi bile tehlikeli sayıyorlardı. Buna rağmen
kadınlar için özel eğitim yerleri de vardı. Yahudi tarihinde bir çok kadın Hz.
Musa’nın kanunları hakkında halka hitap etmiş, ama bazı hususlarda perde
arkasından konuşmak zorunda kalmıştır. ”[28]
Bazı yazarlar Şuayb’ın kızlarının Hz. Musa’ya babalarının yanına götürmek için
kılavuzluk ettiklerinde Hz. Musa’nın onlardan arkadan gelmelerini istemesini ve
Hz. İbrahim’in eşini yabancılardan gizlemek için sandığa koymasını, Hz. Musa’nın
dininde de örtünün farz olduğuna delil saymışlar ve Yahudi kadınlarının
örtünmesinin de buna dayandığını söylemişlerdir. ”[29]
Hicaz alimlerinden olan Şeyh Bicani’nin kendi kitabında naklettiği şu rivayet de
Yahudilerin pratik hayatının bir boyutunu gözler önüne sermektedir: “Bir gün
Aişe kadınlardan uygunsuz hareketler görünce şöyle dedi: Eğer Peygamber (s.a.a)
bugün bizim kadınlardan gördüklerimizi görseydi şüphesiz onların camiye
gitmelerini yasaklardı. Nitekim İsrail oğulları da kadınlarına böyle
yapmışlardır. ”[30]
[2] - Abdurresul Abdulhasan el-Gaffar, el-Meret’ul Muasıra, 3. baskı s. 40
[3] - Tekvin Seferi , 24. bab, 64 ve 65. ayetler. İran Yahudilerinin dini önderi
Haham Orwell Davudi, Yahudi şeriatında örtünün farz oluşunun delilinin bu
ayetler olduğunu ifade etmektedir.
[4] - Tevrat, Tesniye Seferi, 22. bab, 5. ayet
[5] - Tevrat, İşaya Nebi Kitabı 3. bab 16-26. ayetler