İngiltere'de cilbabla derse girmek isteyen Sabina Begüm adlı kız öğrencinin
davası, ülkenin en yüksek adli karar merci olan Lordlar Kamarası Hakimler Kurulu
tarafından dünden itibaren ele alınmaya başladı. İngiltere Başbakanı Tony
Blair'in avukat eşi Cherie Blair'in savunmasını üstlendiği Begüm, Luton
kentindeki Denbigh ortaokulu yönetimi tarafından cilbab giydiği için derslere
alınmaması nedeniyle dava açmıştı.
Begüm yerel mahkemedeki davayı kazanmış, ancak alınan karar okul yönetimi
tarafından üst üste temyiz mahkemesine götürülmüştü. Üst mahkemelerin de Begüm'ü
haklı bulması üzerine dava, en üst yargı makamı olan Lordlar Kamarası Hakimler
Kurulu'na havale edildi. Şimdi bu konuda son sözü bu makam söyleyecek. Sabina
Begüm Eylül 2002'de cilbab giydiği gerekçesiyle okuldan uzaklaştırılmıştı. Okul
yönetimi, genç kızın giysilerinin güvenlik talimatnamesine aykırı olduğunu öne
sürmüş ve bütün mahkeme kararlarına rağmen öğrencinin okula dönmesine izin
vermemişti. İki yıl okuluna dönemeyen Begüm, daha sonra kendisini cilbabla kabul
eden bir başka okulda eğitimini sürdürmüştü.
Hürriyet Gazetesi, 08 Şubat 2006
‘Cherie Blair en zor anımda bana destek oldu’
Dünyanın, “Cherie Blair’in başörtülü müvekkili” olarak tanıdığı 16 yaşındaki
Bangladeş asıllı Sabina Begüm, üç yıllık mücadelesini Zaman’a anlattı.
İngiliz Temyiz Mahkemesi’nin kararıyla okuluna başörtülü devam etme hakkı
kazanan Begüm, “Bu ülkede böylesine özgürken istediğim kıyafeti giymek için
mücadele vermek beni üzdü.” dedi. Yerel mahkemede açtığı ilk davayı kaybettikten
sonra karamsarlığa kapılan Begüm’e yüksek mahkemede avukatlığını üstlenen
İngiltere Başbakanı’nın eşi Cherie Blair destek olmuş. Begüm, Bayan Blair’in
kendisine, eğitimin her şeyden önemli olduğu nasihatinde bulunduğunu ifade
ediyor. Mahkemede, mağdur genç kızın savunması başörtü-sü yasağının insan hak-
kı ihlali olduğu belirtilerek yapılmış.
Derslere alınmadığın için devam ettiğin okulu mahkemeye verdin. Dava sürecini
anlatır mısın?
2002 Eylül’de okula başörtümle gittim. Öğretmenim okula bu kıyafetle
giremeyeceğimi, eve gidip üstümü değiştirmemi söyledi. Cilbab adı verilen bu tek
parça kıyafet ve başörtümün bir genç kıza yakışmadığını söyledi. Neden
giremeyeceğimi sordum. Kıyafetimin İslam’ın emri olduğunu söyledim. Anlamak
istemediler. Sağlık ve güvenlik gibi gerekçeler öne sürdüler. Derse giremedim.
Bu olayı yasal yollardan çözmek istedim ve bir avukat tuttum. Avukatım Yvonne
Spencer, okul yöneticileri ve öğretmenlerimle görüştü; ancak bir sonuç alamadı.
Bunun üzerine mahkemeye gittim. Yerel mahkemede görülen davayı kaybettim.
Verilen kararın yanlış olduğunu düşündüğüm için temyize başvurdum. Avukatım,
Başbakan’ın avukat eşi Cherie Blair ile bağlantı kurup davamı üstlenmesini
istedi.
Cherie Blair başörtüsüyle eğitim konusunda ne düşünüyor?
Bayan Blair, dinî inançların saygı görmesi gerektiğine inanan biri. Ona göre
insanlar kendi dinlerinin gerektirdiği kıyafetleri giyebilmeliler. İngiliz
toplumu, anti-laik bir toplum. Çeşitliliği kabul etmek zorundalar. Bayan Blair
mahkemede “Politikamız kültürel çeşitliliğe saygı göstermelidir. Hangi
inançların daha geçerli olduğuna kamu kurumları karar vermemeli.” dedi. Benim
eğitim ve inanç özgürlüğümün çiğnendiğini söyledi.
Hiç umudunu kaybettiğin oldu mu?
Evet. Zaman zaman karamsarlığa kapıldım. Ancak Cherry Blair çok güçlü bir
avukat. Aslında bu davayı almadan önce, onun başörtüsüyle eğitim konusunda, daha
doğrusu, dinî kıyafetlerle eğitim hakkında ne düşündüğünü bilmiyordum. Avukatım
bana Bayan Blair’e başvuracağını söylediği zaman çok şaşırmıştım.
Bayan Blair’le de görüşmelerde bulundun. First leydi sana neler söyledi?
Cherry Blair bana eğitimime konsantre olmamı öğütledi. Eğitimimin her şeyden
önemli olduğunu söyledi. O demokratik bir insan. Bana çok yararlı öğütler verdi.
Başka bir okula devam ettim. Ancak evimize çok uzak olduğu için çok zorluk
çektim.
Davayı kazanarak eğitim hakkını yeniden elde ettin. Şimdi neler söyleyeceksin?
Bu ülkede insanlar böylesine özgürken istediğim kıyafeti giymek için mücadele
vermek beni üzdü. Ancak yine de davayı kazandığım için çok mutluyum. Bu,
Müslümanların zaferidir. Bu kararın benimle aynı kaderi paylaşan tüm
Müslümanlara güç vereceğini düşünüyorum. Başörtülerini her ne için olursa olsun
çıkarmasınlar. Bu kıyafet, Müslüman kadının onurudur.
Karar mağdurlara güç verecek
Anne babasını seneler önce kaybeden Sabina Begüm, Luton kentinde ablası ve erkek
kardeşiyle yaşıyor. 2001’de Müslüman öğrencilerin çoğunlukta olduğu bir liseye
kaydoldu. Ancak, Eylül 2002’de başörtüsü ile eğitimini sürdürmek isteyince
yönetim buna karşı çıktı. Genç kızın avukatı Yvonne Spencer’ın, okul müdürü ve
öğretmenleriyle konuşması da bir sonuç vermemiş.
Zaman Gazetesi, Ebru Ateş, 4.3.2005
İngiliz yargıçtan okulda tesettüre onay
Türkiye'deki okullarda kıyafet tartışması süredursun İngiltere'de hukuka
yansayan benzer bir dava müslüman öğrencinin lehinde sonuçlandı. İşte mahkemenin
kararı..
İngiltere'de bir genç kızın İslami kıyafetinden dolayı okuldan atılmasıyla
ilgili uzun süredir devam eden dava sonuçlandı. Okuldan uzaklaştırılan Müslüman
genç kız, davayı kazandı.
Londra'daki Yüksek Mahkeme, 15 yaşındaki Shabina Begüm'ün dini kıyafetlerinden
dolayı okuldan haksız olarak uzaklaştırıldığına hükmetti.
Mahkeme, Londra'nın kuzeyindeki Luton'da bulunan Denbigh Yüksek Okulu'nun,
Bangladeş asıllı Begüm'ün inançlarını yaşaması ve ibadetlerini yapmasına da mani
olduğunda karar kıldı.
Yüksek Mahkeme geçen sene Haziran ayında Begüm aleyhine karar vermişti. Begüm'ün
avukatı Cherie Booth, Aralık ayındaki duruşmada, cilbap olarak adlandırılan
kıyafeti giymekte ısrar ettiği için okuldan atılan müvekkilinin eğitim hakkının
engellendiğinden şikayet etmiş ve genç kızın dini inançlarına saygı
gösterilmesini istemişti.