Acilis Sayfasi Yapin  Favorilere Ekleyin    ANA SAYFA | KUR-AN'I KERİM | NAMAZ | ORUÇ | HADİS VE DUALAR | MELEK VE CİNLER | İSLAM VE EVLİLİK | MÜBAREK GÜNLER |
RÜYA TABİRLERİİMSAKİYE | NAMAZ VAKİTLERİ | İLAHİLER | KIYAMET | KURBAN BAYRAMI | DİĞER DİNLER |
LOGO & MELODİ | BEBEK İSİMLERİ SÖZLÜĞÜ
| TESETTÜR EŞARP GELİNLİK | MUHARREM ve AŞURE


Kelebek Saat
Dekoratif Aynalar

CepTelefonlarınız
Şenlenecek
Dini Logo melodi
Resimler
Namaz
Abdest-Gusül
Oruç
Hac-Umre
Zekat-Fitre-Sadaka
Kurban-Adak
Otuziki Farz
Ellidört Farz
Esma-Ül Hüsna
Dini Terimler
Kutsal Emanetler

Rüya Tabirleri
Mucizeler
Mübarek Gün ve Geceler
Osmanlı Padişahları
Seçtiğimiz Siteler
DİĞER KONULAR

Bebek İsimleri
Sözlüğü

Tesettür Eşarp Gelinlik
Mezhepler
Dini Hikayeler
Diğer Dinler
Kur-an'ı Kerim
Hadisler ve Dualar
Veda Hutbesi
Melek ve Cinler
Kıyamet
Kaza ve Kader
Hz.Muhammedin Hayatı
Niçin Müslüman Oldular
Namaz Vakitleri
İlahiler
İslam ve Evlilik
Güncel Meseleler
Yaşanmış Olaylar
İslam'ın Öncesi 
Sohbet Odası 
SORGULAMA SAYFALARI
TC Kimlik No
Vergi Kimlik No
Taşıt Vergisi MTV
SSK Hizmet Dökümü
Ne Zaman Emekli Olurum
İSKİ Borcu

İGDAŞ Borcu

 


TESETTÜR


Başörtüsü, türban, eşarp, bone...

Kanuna dayanmayan ‘başörtüsü yasağı’nı savunanlar, haksız olduklarını kendileri de bildiği için “Biz başörtüsüne değil, ‘siyasî simge olan türbana’ karşıyız” diyerek yola çıkmışlardı. Bu iddia kamuoyu nezdinde kabul görmeyince, bu defa yeni tarif ve tabirlerle akılları karıştırmayı deniyorlar.

Başörtüsü, türban, eşarp derken iş geldi ‘bone’ye dayandırıldı. Şimdiki iddiaya göre, ‘bone’ takanlar üniversiteye girebilirmiş...

Bir değil, bin defa dahi olsa gerçekleri tekrar etmekte fayda var: Başlarını örtmeyi tercih edenler bunu, Kur’ân’ın emri olduğu için yaptıklarını her defasında söylüyorlar. (Dinî inançlar gereği olmadığı iddia edilse bile, kişi hak ve hürriyetleri açısından ‘başı örtmeyi’ tercih, en az ‘başı açmayı tercih’ etmek kadar ‘hak’ olduğunu kabul etmek gerekir.)

Eğer tartışma “Başı örtmek Kur’ân’ın emri midir?” şeklinde gelişecek olursa, bu sorunun da muhatabı bellidir. İslâmın emir ve yasakları bilinmeyen şeyler değil. Bu husustaki kaynaklar, yorumlar da 1400 yıldır meydandadır. Yürürlükteki anayasa ve kanunların tanıdığı (Türkiye açısından) ‘en yüksek dinî otorite’ de Diyanet İşleri Başkanlığıdır. İyi niyetli olanların, bu ‘otorite’ye sormaları ve onu dinlemeleri gerekmez mi? Hem anayasadan, kanunlardan bahsedip, hem de bu konudaki ‘otorite’yi dinlememek olur mu?

Diyanet İşleri Başkanlığının bu konuda verdiği ‘fetva’lar ortadadır. Buna göre de başı örtmek, Kur’ân’ın açık ve tartışmasız emridir. Örtenler bu emre uymuş, örtmeyenler de uymamış olur. (Özel kanununa göre 16 kişilik heyetten oluşan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu başörtüsü hakkında 1980 ve 1993 tarihlerinde iki defa karar vermiştir. 1980/27 ve 1993/6 sayılı kararlarda kurul, İslâm dinine göre kadınların başlarını örtmeleri, kitap, sünnet ve İslâm alimlerinin ittifakı ile mecburî olduğu kesin olarak açıklanmıştır.) Şunu da söyleyelim: Eskaza böyle bir kurul—çeşitli sebeplerden dolayı—’başörtüsü mecburî değil’ şeklinde bir karar alsa dahi netice değişmez. Çünkü Kur’ân’ın ve diğer kaynakların emrini ‘alim olmayanlar’ da biliyor.

Bu apaçık gerçek ortadayken, konuyla ilgili ve yetkili olmayanların “Başörtüsü siyasî simgedir, bu şöyledir, bu böyledir” demeye hakkı olabilir mi?

Bazıları da, “Başörtüsüne hayır, boneye evet” diyerek akılları karıştırmak istiyorlar, ama bu da tutmaz. Çünkü başı örtmekten maksat, tesettürü temin etmektir. Tesettürü temin etmenin yolu da bellidir. Tesettürü temin etmeyen bir örtünün adı ne olursa olsun, o muteber değildir. Aynı şekilde, tesettürü temin eden örtünün adı ne olursa olsun o muteberdir ve kabul edilir.

Tesettürü temin ettikten sonra bu ‘örtü’nün adı ve şekli isterse başörtüsü, isterse türban, isterse eşarp, isterse çeşan, isterse peştamal, isterse bone, istenirse havlu olsun! Yeter ki, ‘tesettür’ü temin etsin.

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde baş gösteren başörtüsü yasağı sonrasında aynı teklifi Prof. Dr. Hayreddin Karaman Hoca da yapmış ve “Şeklini siz—isterseniz modacılarınıza—çizdirin. Yeter ki tesettürü temin etsin. Ben; tesbit edilen şekli öğrencilerime kabul ettiririm” demişti.

İyi niyetli olanlar bu çağrılara kulak vermelidir. Bu gerçekler kabul edilmeyip, yetkisi olmayanların gereksiz ‘fetva’ vermeleri ve ‘kırmızı çizgi’ çizmeleri bir mânâ ifade etmez.

Faruk Çakır
Yeni Asya, 22.06.2005

, 2010 eşarp, gelinlik modelleri, abiye, tesettür giyim



HAVA DURUMU
HAVA DURUMU

GÜZEL SÖZLER
Güzel Sözler
Hazr SMS

ANA SAYFA | KUR-AN'I KERİM | NAMAZ | ORUÇ | HADS VE DUALAR | MELEK VE CİNLER | İSLAM VE EVLİLİK | MBAREK GÜNLER | RÜYA TABİRLER |
  İMSAKİYE | NAMAZ VAKİTLERİ | İLAHİLER | KIYAMET | KURBAN BAYRAMI | DİĞER DİNLER |
|TESETTÜR EŞARP GELİNLİK | ONLNE KİTAP SİPARİŞİ
Copyright 2003 SSnet nternet Hizmetleri    
All Rights Reserved.   
Din