Acilis Sayfasi Yapin  Favorilere Ekleyin    ANA SAYFA | KUR-AN'I KERİM | NAMAZ | ORUÇ | HADİS VE DUALAR | MELEK VE CİNLER | İSLAM VE EVLİLİK | MÜBAREK GÜNLER |
RÜYA TABİRLERİİMSAKİYE | NAMAZ VAKİTLERİ | İLAHİLER | KIYAMET | KURBAN BAYRAMI | DİĞER DİNLER |
LOGO & MELODİ | BEBEK İSİMLERİ SÖZLÜĞÜ
| TESETTÜR EŞARP GELİNLİK | MUHARREM ve AŞURE


Kelebek Saat
Dekoratif Aynalar

CepTelefonlarınız
Şenlenecek
Dini Logo melodi
Resimler
Namaz
Abdest-Gusül
Oruç
Hac-Umre
Zekat-Fitre-Sadaka
Kurban-Adak
Otuziki Farz
Ellidört Farz
Esma-Ül Hüsna
Dini Terimler
Kutsal Emanetler

Rüya Tabirleri
Mucizeler
Mübarek Gün ve Geceler
Osmanlı Padişahları
Seçtiğimiz Siteler
DİĞER KONULAR

Bebek İsimleri
Sözlüğü

Tesettür Eşarp Gelinlik
Mezhepler
Dini Hikayeler
Diğer Dinler
Kur-an'ı Kerim
Hadisler ve Dualar
Veda Hutbesi
Melek ve Cinler
Kıyamet
Kaza ve Kader
Hz.Muhammedin Hayatı
Niçin Müslüman Oldular
Namaz Vakitleri
İlahiler
İslam ve Evlilik
Güncel Meseleler
Yaşanmış Olaylar
İslam'ın Öncesi 
Sohbet Odası 
SORGULAMA SAYFALARI
TC Kimlik No
Vergi Kimlik No
Taşıt Vergisi MTV
SSK Hizmet Dökümü
Ne Zaman Emekli Olurum
İSKİ Borcu

İGDAŞ Borcu

 


DİNİ HİKAYELER

DİĞER HİKAYELERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ.


 

İkramdan Kaçan Kadının Akibeti

Mutlu bir aileydiler. Bey kendine göre bir çevre edinmiş, mazbut dostlarıyla sık sık görüşüyor, onları zaman zaman da evine davet edip İslâmî konularda seviyeli sohbetlerde bulunuyorlardı.

Ne var ki, hanım bu davetlerdeki hizmetinden memnun değildi. Nihayet bir gün son sözünü söylemekten çekinmedi:

– Artık ben misafir falan istemiyorum. Senin dostlarının çayını hazırlamaya da mecbur değilim!

Sakin ve edebli bey, her zamanki gibi sesini çıkarmadan düşünmeye başladı. Kendi kendine söyleniyordu:

– Benim dostlarım kahve dostu değil ki. Her biri İslâm’a hizmetten başka derdi, meselesi olmayan kültürlü insanlar. Bunlarla bir araya gelmek, şöyle bir çay sohbetinde meselelerimizi konuşmak bir eğlence değil, bir hizmettir. Ne var ki bu hanımın hizmetle, misafire ikramın sevabıyla hiç alâkası yoktur. Rabbim bana sabırlar ihsan eyle!..

Biricik kızı Mümine ise babasının hüznünü yüzünden okuyordu. Hemen atıldı:

– Babacığım, neden üzülüyorsun? Anneme bakma sen. Misafir ağabeyleri her zaman çağırabilirsin. Senin bütün hizmetlerini tek başına ben görebilirim. Çayını da, hattâ gerekirse sofranı da ben hazırlayabilirim!

Baba, çok etkilenmişti. Zaten çok sevdiği biricik kızını, daha da çok sevmeye başladı. Artık misâfirlerini rahatça davette bulunabiliyor, anneye rağmen küçük hanımın üzerine düşen hizmette hiç de kusur etmediği görülüyordu. Zamanında gelen berrak çaylarını yudumlarken de hizmetlerini konuşabiliyorlardı. Ne var ki Anne malum tutumunu yine devam ettiriyordu:

– Senin misafirlerinden de bıktım! Sana ne falan öğrencinin perişan oluşundan, filanların hizmete muhtaç halde bulunuşundan. Çivisi çıkmış dünyayı sen mi ıslah edeceksin? Sen kendine bak, kendi işinle, gücünle meşgul ol!

Hep sabır içinde şükreden bey, bir gün Eskişehir’den İstanbul’a gitmek zorunda kalmıştı. Arabasına hanımı ile kızı da bindiler. Yolda Cumayı münasip bir yerde edâ etmeyi düşünüyordu. Ne var ki, hanım yine itiraz etti:

– Cumayı yolda kılmaya mecbur değilsin. Hızlı git, İstanbul’da kıl!

Bu yüzden hızla yol alırken ansızın önlerine çıkan bir demir kasalı kamyonun altına girmezler mi! Tabii her şey bitmiş, her üçünün de hayatları sona ermişti. Haber duyulduğunda dostları koşuşmuş, ama ilahî takdiri kimse değiştirememişti.

Her üçünü de defnettikten sonra masum bir yakınları bunları rüyada gördü. Öyle bir rüya ki, tesirinden bir türlü kurtulamayıp bir maneviyat büyüğüne şöyle anlattı:

– Bey, hanımı ve kızı ile hacca gidiyorlardı. Sınır kapısına vardıklarında pasaport kontrolü başladı. Bey ile kızının bütün muameleleri gözden geçirildi. Eksik yoktu. Geçin, dediler. Hanımınkini kontrol ettiklerinde:

– Bu hanım bu pasaportla hacca gidemez! Geri çevirin! dediler. Hanım feryadı bastı:

– Ne münasebet! Biz bir aileyiz. Muâmelemiz aynı. İşte bu, beyim, bu da kızım. Bizi ayıramazsınız!

Cevap kesindi:

– Hayır! Senin muamelen onlarınkinden ayrı yapılmış. Sen giremezsin, çekil geriye bakayım.

– Bu rüyanın tevili ne ki? diye sorulduğunda maneviyat büyüğünün cevabı şundan ibaret oldu:

– Evladım, bunun tevile ihtiyacı yok ki, rüya açık!

O günden bu yana bu olay ürperti ile anlatılıyor, ibretle dinleniyor. Bilmem size de bir şey söylüyor mu?

Kaynak: Yeni aile İlmihali, Ahmed Şahin, Cihan Yayınları

DİĞER HİKAYELERİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ.

 



HAVA DURUMU
HAVA DURUMU

GÜZEL SÖZLER
Güzel Sözler
Hazr SMS

ANA SAYFA | KUR-AN'I KERİM | NAMAZ | ORUÇ | HADS VE DUALAR | MELEK VE CİNLER | İSLAM VE EVLİLİK | MBAREK GÜNLER | RÜYA TABİRLER |
  İMSAKİYE | NAMAZ VAKİTLERİ | İLAHİLER | KIYAMET | KURBAN BAYRAMI | DİĞER DİNLER |
|TESETTÜR EŞARP GELİNLİK | ONLNE KİTAP SİPARİŞİ
Copyright 2003 SSnet nternet Hizmetleri    
All Rights Reserved.   
Din