O gün Süleyman bin Cafer Caferi ve İmam Rıza (a.s) birlikte dışarı çıkmışlardı.
Güneş battı ve Süleyman evine gitmek istedi. Ali ibni Musa'r-Rıza (a.s) ona
- Bizim eve gel, bu gece bizle beraber ol' dedi. İtaat etti ve İmamla birlikte
onun evine gittiler.
İmam, hizmetçilerini çiçek dikmekle meşgul gördü ve yine İmamdın gözü,
onlarla birllikte çiçek dikmekte olan yabancı birine ilişti.
- Bu kimdir?' diye sordu.Hizmetçiler bunu bu ğün bize yardım etsin diye ücretli
tuttuk.
-Çok güzel, ona ne kadar ücret tayin ettiniz?
- Sonra bir şeyler verip onu razı edeceğiz.
İmamda rahatsızlık ve öfke izleri belirdi. Ve hizmetçileri cezalandırmak
üzere onlara döndü. Süleyman Caferi:
- Niçin kendinizi rahatsız ediyorsunuz?dedi.
İmam buyurdu:
- Bunlara tekrar tekrar talimat verdim. Bir işe başlanırken, işin ücretini
tayin etmeden önce asla bir kimseyi görevlendirmeyin, dedim. İş ücretini
tayin ederseniz, iş sonunda karşınızdakine bir miktarda fazladan
verebilirsiniz. Elbette o da kendisine verilen muayyen ücretten fazlasını aldığı
için size müteşekkir ve sizden memnun kalır. Sizi sever, aranızdaki ilgi
daha da sağlamlaşır böylelikle yalnız kararlaştırdığınız miktara
iktifa etseniz bile karşınızdaki sizden rahatsız olmayacaktır. Fakat ücreti
tayin etmez de karşınızdakini görevlendirirseniz işin sonunda ona verdiğiniz
her miktara rağmen, kendisine gösterdiğiniz sevgiye inanmayıp belki de sizin
ona daha az ücret verdiğinize inanacaktır.