Server
Baba namında bir velinin yaşadığı zamanda devlet maliyesi çok sıkışık
duruma düşer. Padişah şöhretini duyduğu veliye haber gönderir. Veli
de bir miktar iksir tozu gönderir, bakır eritilen kazanlara atılmasını
söyler. Yalnız aynı kazandan bir kepçe kendisine verilmesini
ister. Kendisine verileni de fakirlikten şikayet eden dervişine aynen
verir.
Bir
müddet sonra padişah bu sırrın kendisine öğretilmesini Server Baba'dan
ister ve ısrar eder. Server Baba:
-Bu mümkün değil, lakin bir kolayı var. Ben bu sırrı yazar dilimin
altına koyarım. siz de beni idam eder alırsınız.
Başka
çare yok." der. idam edilir.
Dilinin
altından alınan kağıtta sade şu söz yazılıdır:
Ser verip sır vermeyen Server Baba.
Eyvah ser de gitti sır da gitti.
(Server,
sır verme demektir.)
Hatıratım, Ali Erol