Saatlerce yol katetmişti kafile, binenlerde ve binek hayvanlarının da her
ikisinde de yorgunluk işaretleri belirmeye başlamıştı. Su bulunan bir
mekana ulaştıkları vakit, kafile konakladı. Kervanda bulunan Resul-i Ekrem
(s.a.a) devesini çöktürdükten sonra indi. Hepsinin düşüncesi bir an
evvel suya ulaşıp namaz mukaddematını hazırlamaktı.
Resul-i
Ekrem (s.a.a) indikten sonra yürüyerek su bulunan tarafa doğru gitti, fakat
biraz sonra tek söz bile konuşmadan binek hayvanına doğru döndü. Ashab ve
dostları, şaşkınlıkla, kendi kendilerine; acaba burayı konaklamak için beğenmedi
mi? Yoksa hareket emri mi verecek diye düşündüler. Meraklı bakışlarıyla
emir vermesini bekliyorlardı. Fakat bir an için topluluğun şaşkınlığı
daha da arttı. Zira gördüler ki Peygamber, devesinin yanına varınca,
devenin dizbağını kaldırarak hayvanın dizlerini bağladı ve sonra, ilk
maksadına doğru yürüdü. Feryatlar yükseldi etraftan, neden bu işi yapmamız
için bize emir vermedin de zahmet edip geriye döndün, dediler. Bu işi yapmak
bizim için büyük bir şerefti.
Onlara
cevaben şöyle buyurdu: Şahsi işlerinizde asla başkalarından yardım
istemeyiniz. Ve sonra şöyle devam etti sözüne; bir parça misvak için bile
başkalarına dayanmayınız.